Myra Egemenlik Alanında Epigrafya ve Yerleşim Tarihi Yüzey Araştırması


Yılmaz F. (Yürütücü), Takmer B., Çevik N., Bulut S.

Yüzey Araştırma Çalışması, Türkiye, Antalya, Demre, 2026 - 2029

  • Çalışma Türü: Yüzey Araştırma Çalışması
  • Başlama Yılı: Eylül 2026
  • Bitiş Tarihi: Eylül 2029

Çalışma Özeti

Proje, Likya bölgesinin başat kentlerinden Myra’nın egemenlik alanında (teritoryum) yer alan Eski Yunanca ve Latince yazıtların hem yeni belgeler ışığında ortaya çıkarılmasını hem de mevcut malzemenin yeniden değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Epigrafik ve yerleşim tarihi verileri aracılığıyla kentin sınırlarının dönemsel gelişimi, kırsal yerleşimlerin statüsü ve Myra ile kırsalı arasındaki sosyo-kültürel ve politik ilişkiler bütüncül biçimde incelenecektir.

Çalışma sahası günümüzde Antalya ili Demre ilçesinin büyük bölümünü, Kaş ve Finike ilçelerinin sınırlı bölgelerini kapsar. Araştırma, Klasik Dönem’den Erken Bizans’a kadar uzanan yazıtların kent merkezinde (tiyatro, nekropolis, kamu yapıları), kırsal kale ve yerleşimlerde (Trebendai, Tragalassos, Sura vb.) ve ayrıca depo ile müze koleksiyonlarında (Myra Kazı Evi, Andriake Likya Uygarlıkları Müzesi) belgelenmesini içerir. Bu süreçte yeni yazıtların tespiti ve belgelenmesi kadar, geçmişte kaydedilmiş metinlerin de eleştirel gözle yeniden değerlendirilmesi hedeflenir.

Projenin temel amacı, Myra teritoryumunun sınırlarını tarihsel coğrafya bağlamında epigrafik kanıtlarla yeniden tanımlamak ve kırsal yerleşimlerin statülerini, kentin bu yerleşimlerle kurduğu idari, ekonomik ve dini bağlar üzerinden açıklamaktır. Yeni yazıtların keşfi, yalnızca sayısal artış için değil, teritoryumun sınırlarının ve kırsal örgütlenmesinin daha iyi anlaşılabilmesi için kritik bir araçtır.

Proje ekibi uzun yıllardır Myra ve Andriake kazılarında aktif olarak çalışmakta olup, halihazırda hazırlanan Myra Yazıtları Corpusu”nun kent merkezli bulgularının büyük ölçüde tamamlanmış olması bu tecrübeyi göstermektedir. Bu nedenle kırsaldaki buluntuların belgelenmesi yalnızca yeni bir katkı değil, mevcut corpusun tamamlayıcı ve bütünleyici unsuru olarak Myra kent tarihi ve tüm Lykia tarihi açısından özgün bir değer taşımaktadır.

  • Yeni yazıtların bulunup belgelenmesiyle, Myra teritoryumuna ilişkin eksik veri alanlarını doldurmak.
  • Mevcut yazıtları yeniden inceleyerek, addendum et corrigendum çalışmaları yapmak.
  • Avusturya Bilimler Akademisi arşivlerinde 100 yılı aşkın süredir yayımlanmamış kopyaları güncel saha verileriyle karşılaştırmak.
  • Ceza formüllü mezar yazıtları, adak yazıtları ve kamu belgeleri üzerinden sınır çizgilerini ve kırsal yerleşimlerin Myra ile ilişkilerini yeniden inşa etmek.
  • Kent–liman–kırsal üçgenindeki sosyo-politik ve ekonomik ağları tarihsel coğrafi bir perspektifle görünür kılmak.

Orta Likya’da 19. yüzyıl sonlarında gerçekleştirilen sistematik epigrafik yüzey araştırmaları çok sayıda yazıtı kayda geçirmiştir; ancak bu malzemenin önemli bir kısmı hâlâ yayımlanmamıştır. Aradan geçen yüz yılı aşkın sürede, kırsaldaki birçok yazıt kaybolmuş veya tahrip olmuş, bazıları ise farklı bağlamlara taşınmıştır. Dolayısıyla, hem eski kopyaların güncel belgelerle karşılaştırılması hem de yeni yazıtların keşfi, yalnızca metin eleştirisi açısından değil, Myra’nın teritoryal sınırlarının ve kırsal yerleşimlerinin tarihsel coğrafyası açısından da vazgeçilmezdir.

Yayımlanmış yazıtların çoğunda eksik ya da hatalı okumalar mevcuttur; bunların düzeltilmesi, ancak yeni saha belgeleriyle mümkündür. Kent merkezine ait yazıtların büyük bölümü corpus çalışmaları kapsamında derlenmiş ve bilim dünyasına kazandırılmışken, kırsal yerleşimlerden elde edilecek veriler hem bu corpusu tamamlayacak hem de kırsalın kentle ilişkisini çözümlemede kritik bir eksikliği giderecektir.

Saha çalışmaları sırasında Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile tüm yazıtların hassas konumlandırılması yapılacak, epigrafik belgeler fotoğraf, estampaj, RTI (Yansıtma Dönüşümlü Görüntüleme) ve endoskop kameralarla kaydedilecektir. Yazıtların içerikleri filolojik-eleştirel yöntemlerle çözümlenecek; buluntu bağlamlarıyla ilişkilendirilerek kırsalın kentle kurduğu bağlantılar analiz edilecektir. Böylece her yazıt yalnızca metinsel bir belge olarak değil, aynı zamanda sınırların, yerleşim statülerinin ve kent–kırsal ilişkilerinin yeniden inşasında bir kanıt olarak değerlendirilecektir.

Proje, Orta Likya’nın tarihsel coğrafyasına yeni bir boyut kazandıracaktır. Yeni yazıtların belgelenmesi ve mevcutların düzeltilmesiyle oluşturulacak corpus, Myra’nın politik, ekonomik ve dini örgütlenmesine dair bütüncül bir çerçeve sunacaktır. Toplumsal düzeyde, elde edilen veriler bölgenin kültürel mirasının korunmasına ve tanıtılmasına katkı sağlayacak; müzeler, sergiler ve dijital platformlar aracılığıyla hem bilim dünyasına hem de kamuya açık hale getirilecektir. Özellikle kırsaldan elde edilecek yazıtların corpusla bütünleştirilmesi, Myra’nın hinterlandıyla ilişkisini tarihsel süreklilik içinde görünür kılacak ve bölgenin arkeolojik/topografik kimliğini daha anlaşılır hale getirecektir.