Tehdit dengesi bağlamında Türkiye, ABD, Rusya açısından Karadeniz'deki bölgesel güvenliğin önemi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslar Arası İlişkiler Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELTEM MEKTEPLİOĞLU
Danışman: Durmuş Ali Koltuk
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Karadeniz bölgesi, coğrafi konumu gereği tarih boyunca uluslararası ilişkilerin merkezinde yer almıştır. Stratejik önemi ve jeopolitik konumu, bölgeyi uluslararası ilişkiler açısından kritik bir rol oynaması için ideal kılmaktadır. Bölge, önemli ticaret yollarının kavşağında bulunmasıyla dikkat çeker. Bölgenin Doğu kesiminde Kafkasya, Güney tarafınfa Anadolu, kuzeyinde Ukrayna ve Rusya, batısında ise Balkanlar gibi stratejik bölgelerle çevrili olması, Karadeniz'in uluslararası ilişkilerde stratejik bir öneme sahip olduğunu gösterir. Karadeniz'in çeşitli boğazlar ve kanallar aracılığıyla farklı denizlere bağlanabilmesi, bölgenin deniz ticareti ve askeri hareketlilik açısından önemini artırır. Özellikle, Çanakkale Boğazı, İstanbul Boğazı, Ege Denizi, Marmara Denizi ve Akdeniz üzerinden Atlantik Okyanusu'na erişim, bölgenin stratejik değerini daha da artırır. Bu deniz yolları, Karadeniz'i uluslararası ticaretin ve enerji naklinin ana hatlarından biri haline getirir. Karadeniz bölgesi, uluslararası ilişkilerde stratejik öneme sahip bir alan olarak değerlendirilir. Coğrafi konumu ve bağlantıları, bölgenin jeopolitik dinamiklerini belirler ve farklı uluslararası aktörlerin dikkatini çeker. Realizm teorisi, uluslararası ilişkilerin ve dış politika yaklaşımlarının açıklanmasında önemli bir role sahip olan ve uluslararası ilişkiler disiplininde temel bir teori olarak kabul edilir. Realizm, devletlerin uluslararası alandaki eylemlerini güç ve çıkar temelinde değerlendirir ve devletleri rasyonel aktörler olarak kabul eder. Uluslararası sistemin varlık sebebi devletler arasındaki anarşik yapıdır ve bu yapı, devletlerin kendi güvenliklerini sağlama ve çıkarlarını koruma amacıyla rekabet halinde oldukları bir ortam yaratır. Tehdit Dengesi Kuramı, devletlerin tehdit algılamalarına dayanarak ittifaklar kurduğu bir teoridir. Bu kuram, devletlerin sadece askeri güçleriyle değil, aynı zamanda diğer devletlerin potansiyel tehditleriyle de ilgilendiğini belirtir. Devletler, sadece klasik güçle değil, aynı zamanda diğer devletlerin tehditlerini nasıl dengeledikleriyle de ilgilenirler. Karadeniz bölgesi, uluslararası ilişkilerde karmaşık ve dinamik bir alan olarak dikkate alınmalıdır. Bölgedeki ülkelerin Batı ile ilişkileri ve NATO üyeliği süreçleri, Rusya'nın bölgedeki stratejik çıkarlarını ve güvenlik endişelerini etkilemektedir. Bu nedenle, bölgedeki uluslararası ilişkilerin dengeli bir şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.